HOŞGELDİNİZ BALLI ARICI BAKIRCI


18 Kasım 2011 Cuma

BAHARA HAZIRLIK


Bu hafta sonu Akpınar'da ki arılığa gittik.Hava güneşliydi fakat malum Eskişehir'in soğuğu bir başka oluyor.Akpınar'da boyanacak katlar ve Ruşetler vardı.Fikri abi ile beraber gırgır şamata boya işlerini yapmaya koyulduk.Bu soğukta gülmek gerçekten iyi geliyor.


Boya işimizi bittirip kurumaları için dışarıda bıraktık.Şaka maka azda boyamamışız yani.


Biz dışarıda boya yaparken Hüseyin abi içeride deponun düzenini sağlıyordu.Katlardaki petekleri ayırmış ve etiketlemiş çokta güzel olmuş...
Hazır gelmişken birazda çıtaları hazırlayalım dedik.Fakat içerisi dışarıdan soğuk artık gülmekte işe yaramamaya başlayınca hafta içi geliriz diyerek ayrıldık.


Perşembe günü erken de Akpınar'a geldik.Hemen çerçevelere el attık,deliklerini delip,çivilerini çaktık.Bu sefer daha sıkı giyindik.İçerisi buzhane gibi soğuk ama iş petekleri güveden korumaya gelince ise süper ...Ahmet abi ve Fikri abi çıtaların deliklerini hazırlarken Bende çivilerini çaktım.Telleri havalar biraz ısınınca takarız malum telleri şimdi taksak havalar ısınınca gerginliğini kaybedebilir.
Bu esnada sohbet yine döndü dolaştı yemeklere kebaplara geldi.Ahmet abi Tire'nin şiş köftesi,Ödemişin kebabı derken...Anlaşılan Ekip'e en kısa zamanda mangal yakmak şart oldu.Gerçi Birol abi Bayramda boş durmamış.Artık güveçmi olur mangalmı bilmem ama yakında ziyafet var gibi görünüyor... :-)))


İşi biten çerçeveleri tekrar sıra ile diziyoruz.Malum Fikri abi'nin simetri hastalığı çerçeveler düzenli ve sıralı olacak olmazsa olmaz.İş bittiğinde 400 kadar çıta elden geçti.Elimize sağlık.Yalnız bukadar çerçeve yetmez takviye gerekecek gibi gözüküyor.Hadi hayırlısı...


Arılıktan ayrılırken Hüseyin amca'nın kovanlarına baktık biri sönmüş.Zayıf kadro ve buna rağmen sıkıştırımamş kovan ve kaçınılmaz son....

6 Kasım 2011 Pazar

BAYRAM ZAMANI



Geçen hafta Arılığa gidilmeyince aklımız burada kaldı,ve tabiki ana kutularında.Cumartesi öğlen soluğu Tandırda aldık.İlk iş olarak ana kutularına bakmak oldu.


İlk kutuyu açdığımız da korktuğumuz başımıza geldi.Arılar ölmüş kutu ise yağmalanıyordu.


İşte açlık sonundaki ölümler gelde üzülme....Arılar başaşşağı petek gözlerine girmiş ve öylece ölmüşler.Çok acı geçen hafta gelsek belki kurtara bilirdik.


  Derken diğer anakutusuda aynı şekilde arılar ölmüş.Moraller istemeden de olsa bozulmaya başladı.3. kutuya baktığımızda da aynı sahneyle karşılaşıcan Sanki biri bize kötü bir şaka yapıyor....Arka arkaya 3 kutuda bitmiş...


Kutuların dipleri ölmüş arılarla dolu.Kayıtlara baktığımızda kapattığımız 3 kutuda kadroları kuvvetli kutulardı.


İki hafta gibi bir sürede kutularda gram bir şey kalmamış.İşte ballı bir duvar ama ne bal var ne arı.Kek verdiğimiz kutular bomboş.Bu kutularda sanılmasın balı keki yoktu.Gümbür gümbür kutulardı.Bence ana kutularımızın 4 çerçeveli oluşununda payı büyük ...
Ama kendi kendime o kadar çok  kızıyorum geçen hafta fırsat bulup gelseydik... Usta'nın dediği gibi bu kutular bebek gibi ihmale gelmez...Neyse bir musibet bin nasihat den yeğdir.


Allahım dua ede ede 4. kutuyu açıyoruz çok şükür kayıp yok ama kek'i bitmek üzere ve  balıda  azalmış. Hemen acil takviye ...Bu kadar kısa zamanda kutularda balın azalması


Ana stoklama kutularından ballı çerçeveler alarak İhtiyacı olan ana kutularına verdik.Daha önce ki duvarlarda buna benzerdi ama....

 
  Ballı çerçevelere takviye olarak eldeki donmuş ayçiçeği balından verdik.Donmuş balı bıçakla kesip kek bardaklarına koyduk.İnşallah işe yarar...


Kutuların neredeyse tamamı keklerini bitirmiş durumdaydı.Bütün kutuların keklerini de verip kontrollerini yaptık.


Çok şükür baştaki 3 kutudan başka kaybımız yok ama bu hafta da ihmal etseymişiz kutuların yarısından fazlasını kapatırmışız.Gerçekten bir kez daha anlaşıldı ki ana arı üretimi zor ve meşakkatli  kesinlikle yaz kış ilgi ve bakım istiyor.Bahara bu kutuları Allah'ın izni ile İnşallah çıkarırız.

Ana stoklama kutumuz 2 hafta önce verilen kek den eser yok.
Alın size kek ...Bu zamanda kek vermeyin arılar yanar suya çıkamaz derler.Ama arı keki silip süpürmüş isteyene vermek lazım...Mevcut durumu en iyi arıcının kendisi analiz eder derler....

.Ana kutularında işlerimiz bitince kovanların  yanına gittik.Gözle görünür herhangi problem yok.


 Eskişehir'e göre Tandır köyün'de arının uçtuğu süre daha az.Ama arı fırsatları hiç kaçırmıyor güzel havayı bulunca kendini dışarı atıyor.








Arılığın etrafını elektrikli tel ile çevrilmiş durumda.Ayıların  kovanlara vereceği zararı engellemek için bir önlem.Faliyetinide kontrol  edip arılıktan ayrıldık... :-)))

Unutmadan '' MÜBAREK KURBAN BAYRAMI TÜM ULUSUMUZA KUTLU OLSUN. ALLAH TÜM İSLAM ALEMİNE NİCE HUZURLU, BEREKETLİ BAYRAMLAR NASİP ETSIİ''.

24 Ekim 2011 Pazartesi

KEKLER HAZIR, BESLEME TAMAM



Geçen hafta havaların  soğuk olmasından dolayı arılığa gitmedik.Ama sanılmasın hiç bir iş yapmadık.Akpınar'a bir kaç kez gidildi. Şimdilik Akpınar depo görevi görüyor.İhtiyacımız olan malzemeleri alıp biraz da ortalığa çeki düzen verdik. Bu kış yapılacak iş çok gözüküyor.Yeni çıtalar bahara hazırlanacak,yeni ana kutuları ve ruşetler yapılacak.....v.s. iş çok....


Arılığa gidemedim ama bu hafta bol bol kitap okuma fırsatım oldu.Özellikle Ahmet İNCİ Hocamızın kitabını ilgiyle okudum.Kendi uygulamalarımızla karşılaştırdım.Diğer kitap ise Arıcılığın Temel Esasları(Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ders yayını) Bu kitabı İkinci okuyuşum.İlk okuduğumla ikinci okuduğum çok fark ediyor.
Ayrıca internetten Arıcılık sitelerini ve bloglarıda  takip etme imkanı buldum.


  Perşembe günü Birol abi'ye kek yapmaya gidildi.Teşkilat hazır hemen şeker'i putraşekerine çevirip,Bal ve polen ilave ederek  makinada iyice karıştırdık....


Hazırladığımız kek'leri poşetlere koyup paketledik.Rengi ve kıvamı güzel acaba tadı nasıl.....?Bu na da arılar karar versin.


Nihayet bu hafta pazar günü arılığa gittik.Çok şükür kavuşturana özlemişiz.Kimilerine tuhaf gelebilir ama arıcı ustalarımız daha iyi bililer Bu arı hayvanını görmeyince iğnesini yemeyince olmuyor.
Arılığa geldiğimizde geçen haftadaki yağışlar toprağı iyice yumuşatmış.Kovansehbaları iyice toprağa gömülmüş.


Kovanlarımızdan biri yan yatmış düzeltme esnasında kovan devrilip uçuş tahtası kırılmış.Çok şükür arılarda problem yok.


Batan sehbalarını çıkarıp ayaklarının altına mermer parçaları koyup batmalarını engelledik.artık kolay kolay bir daha batmaz.


Daha sonra hafta içi hazırlanan kekleri kovanlara vermeye başladık.Havanın güzel ve sıcak oluşu arıları tek tük de olsa  uçuruyordu.Anormal bir durum olmaz ise artık mart'a kadar  kek yok.


Arıları rahatsız etmeden yağmaya fırsat vermeden hızlı bir şekilde kekleri verdik.Bir bant oluşturup 3 kişi 2 saat olmadan 300 kadar kovanın keklerini verdik. 


 Bu esnada Yusuf GÜRBÜZ abinin 2 katlı kovanların dan birini açdık.Arı 9.çıtaya kadar basmış kuvvetli bir koloni.Bu kovanlar katta kışlayacak gözüküyor.Söylenene göre katta kışlayan arı kolay kolay oğula gitmezmiş.Bakalım baharda nasıl olacak....


 Arılığı yeniden düzenleyip ayrıldık.


Daha sonra kovanlardan ayrı bir yerde bulunan ana kutularına bakmaya gittik.Görünüşte bir sıkıntı gözükmüyor.Her şey yerli yerinde.


Maşallah ana kutuları nın kontrollerinde problem gözükmüyor.Kutuların genelinde arı verdiğimiz kekleri yarılamış,ortadaki iki çıtada salkıma girmiş gözüküyor.Bu kutuları Allah'ın izniyle bahara çıkarmak benim için çok çok önemli.Ana arı üretimi başlı başına ayrı bir iş İnşallah bu işte muvaffak oluruz.


 Arılığın çevresinde alıçlar çok güzel gözüküyor .Ekip sigara molası verince bende hemen alıçların yanındayım. Tatları harika,soğuk yedikçe lezzetlenirmiş.


Ana kutularımız Birol abinin kayınbiraderi olan İlker beyin bahçesinde. Onlarda bu hafta sonu bahçeye çalışmaya gelmişler.Çay içip sohbet ettik Bahçelerini düzenlerken bizlerde heveslenip azda olsa bel yaptık.Eee bahçenin hakkını verelim.İlker beye de buradan bir kez daha teşekkür edelim ev sahipliği için.


9 Ekim 2011 Pazar

2011 SEZON FİNALİ


Bu cumartesi mesaimizi ana kutularına ayırdık.3 adet yalancılayan ve 1 terk ana kutumuz vardı.Bu kutuların kadrolarında da ciddi kayıplar vardı.Bu kutuları kapatıp arılarını ve çerçevelerini stoğa verdik.Diğer ana kutuları kışlama moduna girmişti ...


Genelin de 4 çıtalı ana kutumuzun ortadaki 2 çıta kemerli ve kapalı yavrulu,yan duvarlar ise ballı çerçeveler mevcut ,kadrosu kuvvetli kışa hazır vaziyette...


Bu da yağmalanmış kutumuz sanki atılmış gibi ne arı kalmış nede bal,tam takır kuru bakır...


Ana kutusunun dibi adeta rendelenmiş gibi petek parçaları dolu...

Tüm ana kutularımızı elden geçirerek eksiklerini ana stok kutusundan alıp takviyeledik.Kimine ballı duvar kimine asker kimine de kapalı yavru vererek kutuları hazırladık.Artık kışı geçirmek için Tandır'a gitmeye hazır 21 ana kutusu,2 de ana stoklama...


Pazar sabah 06:30'da Akpınar'dan Hüseyin abi ile beraber kutuları arabaya yükleyip Tandır'ın yolunu tuttuk.
Akpınardaki arılığın son hali...

  
Yaklaşık 1 saatlik yolculuktan sonra  ana kutularını kazasız belasız Tandır'a indirdik.Tandır da hava Eskişehir den çok farklı serin soğuk bir hava var.Kutuların giriş deliklerini açtığımızda arıların dışarı çıkmasıyla girmesi bir oldu.Soğuk hava arıların uçmasını engelleyerek yağmayı ve terkleri engellemiş olacak.
Ana kutularını koyduğumuz yerde Birol abinin de kutuları var. Onlar çoktan kışlamaya girmişler...


Tandırdaki nakil işlemi bitince ,bu sefer tüm EKİP ailelerini de alarak tekrar Tandır'a geldik. Neredeyse artık gelenekleşen sezon sonu pikniğini yapmaya.Mönüde köfte ve güveçte bıldırcın var...Bıldırcınlar malum Birol abi'den.


Ocakbaşı her zaman ki gibi benim.Bir yandan güveci hazırlarken bir yandan da Yusuf abiye  köftelerin kalite kontrollünü yaptırıyorum.Yusuf abi EKİP'in lideri olarak personelin yediğiyle yakından ilgileniyor.Selçuk bey ise sıranın kendine gelmesini nasılda bekliyor. 


Hanımlar ise yemek öncesi çay keyfi yapıyorlar.


Yemekler hazırlanıp sofralar kuruldu.Bu gün yemekte hanımlar var işimiz zor.İnşallah tam not almışızdır.


Yemeklerimizi yerken 2011 sezonunun artılarını ve eksilerini tartışıp 2012 yılında da yapacaklarımızı planlıyoruz.Bu esnada yemeklerin lezzeti tüm ekip'in yüzünü güldürüyor.Allah ağzımızın tadını bozmasın.








Yediklerimizi biraz hazmedelim.Yemeğin arkasından hamak ve salıncak iyi geldi.


İşte tüm ekip bir arada ,Allah nazarlardan korusun,biz büyüğü ile küçüğü kocaman bir AİLE'YİZ.Bu ailenin tüm fertlerine başta eşlerimiz olmak üzere bizlere destekleri için teşekkür ederiz.Hep beraber daha nice yeni bereketli sezonlara ....
 Unutmadan şunu belirtmek isterim ki;Bana arıcılığı öğreten bu dostlarla tanışmama vesile olan Halil BİLEN USTAMA da sonsuz teşekkürleri bir borç bilirim....